Dolar Kaç TL ve Güncel Dolar Yorumları

0
92

Dolar yatırımı yapanların en sık sorduğu sorulardan biri de Dolar Kaç TL olur? Dolar daha düşer mi? tarzında olmaktadır. Bu yazımızda güncel dolar yorum ve analizlerini sizler için paylaşıyoruz.

06.07.2017 tarihli Dolar Kuru Yorum ve Güncel DolarTL Analizleri

IŞIK FX – Günlük Dolar Kuru, USDTRY Yorumu

Dolarda Kritik Direnç

Kurda hareketli bir hafta geçiriyoruz. Doların küresel bazda değer kazanarak giriş yaptığımızda haftada TL’nin kırılgan bir görünüme büründüğünü söyleyebiliriz. Bugün gelişmekte olan para birimlerine baktığımızda (kırılgan beşli) TL’nin Brezilya reali ile birlikte dolara karşı en çok değer kaybeden (yüzde 0.39) para birimi olduğunu görüyoruz. Endeks tarafında ise biraz daha duraklamaya geçilmiş durumda. 96.00 bölgesine yakın seyreden dolar endeksinin bu bölgeyi aşması kurda yukarı hareketi destekleyebilir. Gün içerisinde AP’den gelen kritik karar gündemdeydi. AP, AB’nin Türkiye ile olan müzakerelerin askıya alınması çağrısında bulunmasının ise TL’deki değer kaybını destekler nitelikteydi.

Teknik olarak, mevcut yakalanan trendin devam etmesi durumunda 3.6260 direnci oldukça kritik. Bu seviyenin üzerine çıkılması fiyatlamaları 3.6400 seviyesine kadar taşıyabilir. Olası geri çekilmelerde ise 3.6000-3.5800 destekleri takip edilebilir.

Eda Karadağ, Analist, İntegral Menkul – Dolar Kuru USDTRY Paritesi Yorumu

Gelişen Ülkelere Merkez Bankaları Şoku

Küresel piyasalarda, Merkez Bankalarından gelen açıklamalar gelişmekte olan ülke piyasalarını olumsuz etkilemeye başladı. Fed, bilindiği üzere 2015 Aralık tarihinden bu yana faiz artırmaya devam ederken, İngiltere (BoE) ve Avrupa Merkez Bankaları(ECB) ise genişleyici para politikaları uygulamaya devam ediyor. Ancak, geçtiğimiz hafta BoE ve ECB’den gelen sıkılaştırma politikasına başlayabilme sinyali işleri yavaş yavaş değiştirmeye başladı. Fed’in ardından BoE ve ECB’den de faiz yükseltme politikalarının gelmesi piyasalardaki likidite bolluğunun daha da azalmasına anlamına geliyor. Dolayısıyla, bu gelişmeler, hiç kuşkusuz gelişmekte olan ülke piyasalarından fon çıkışlarını tetiklemeye başladı.

2017 yılının ilk aylarında gelişen ülkelerde ılımlı seyirlerin görüldüğü, Fed’in faiz artırımı ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara rağmen GOÜ’lerdeki seyrin iyi yönde estiği izlenmekteydi. Temmuz ayının ilk haftasında ise Merkez Bankalarından gelen sinyaller doğrultusunda artık yavaş yavaş GOÜ’lerdeki seyrin negatife döneceği algısı başlarken bu durumun GOÜ’lerden fon çıkışlarını tetikleyebileceği ihtimalini de karşımıza çıkarmakta.

Dolayısıyla, gelişenlerden fon çıkışlarının hemen başladığını söylemek için erken olabilir. Küresel piyasalardaki bu algının ilerleyen süreçte ne yönde şekilleneceği gelişenlerin seyri açısından kritik olacaktır. Haziran ayında Fed’in açıklamaları ve petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar nedeniyle de GOÜ’lerde karışık seyirler izlenmesine karşın yine de haziran ayının genelini iyi geçirmişlerdi.

Temmuz ayında yepyeni bir konuyla karşılaştığımız için bu durum bir süre daha GOÜ’leri rahatsız edebilir. Ancak, bu gelişmelere rağmen temmuz ayında haziran ayına göre çıkışların bir miktar daha artabilme ihtimali olsa bile GOÜ’lerdeki fon çıkışlarının hız kazanmasını beklemek biraz yanlış olur. Gelişen ülkelerin her birinde hikayeler başka ve bazı ülkelerin ekonomik göstergelerindeki iyileşme merkez bankalarının faiz indirimlerini destekler nitelikte. Örneğin, Rusya ve Brezilya Merkez Bankaları 2017 yılında faiz indirim hızlarını arttırmış bulunmakta.

Diğer yandan, Türkiye’ye yönelik riskler hala sürüyor olmasına karşın ekonomik göstergelerin iyi yönde ilerlediğini ve ocak ayından bu yana Merkez Bankasının uygulamış olduğu sıkı para politikasının TL varlıklar üzerindeki etkisi oldukça pozitif hissedildi. Dolayısıyla, bu hafta TL, GOÜ’ler arasında en çok negatif ayrışan para birimi olarak görülse bile TCMB’nin piyasada olduğunu ve ilerleyen günlerde bu ayrışmanın şiddetlenmesi durumunda müdahale edebilme ihtimalini unutmamakta fayda var.

GOÜ’lerin Temmuz ayının ilk haftasındaki performanslarını detaylı bir şekilde ele alırsak;

*Carry trade durumuna bakalım. İsterseniz önce, carry trade ne ifade ediyor onunla başlayalım. Carry trade, faizi düşük bir para biriminde borçlanıp, borçlanılan parayı daha yüksek faizli bir para birimine çevirerek faize yatırma işlemi olarak açıklayabiliriz. Kısacası, ucuza alıp, pahalıya satmak mantığıyla düşünürsek daha kolay anlaşılabilir.

Türk Lirası ile başlayacak olursam, haziran ayında TL’nin carry trade tablosundaki yeri %1’in üzerinde cazibesini korumaya devam etmesiydi. Temmuz ayındaki dört günlük karnede ise TL, listenin sonunda %1.70 ile cazibesini yitirmeye başlamış durumda. Şimdiden bunun kararını vermenin erken olduğunu belirtsem bile Türkiye’ye yönelik jeopolitik risklerin yavaş yavaş gündeme gelmeye başlaması (Katar ve Suriye’de Afrin) kırılgan yapıda olan TL’nin yavaş yavaş negatif etkilenmesine neden oluyor. Aslında, Türkiye ekonomisine yönelik şimdilik bir risk görülmüyor, aksine enflasyon rakamlarında iyileşme, Fitch’ten beklenmedik bir şekilde büyüme tahminlerinde yukarı yönlü revizeye gidilmesi, TL’yi pozitif etkileyen unsurlar olarak karşımıza çıkmakta. Gelişenlerde risk primi yüksek diğer ülkelere baktığımızda ise Arjantin, Brezilya ve Güney Afrika ve Rusya olarak sıralayabiliriz.

Peki, bu tablodaki pozitifler hangileri diye baktığımızda, Brezilya Reali, Hindistan Rupisi ve Polonya Zlotisi olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle, son dönemde Brezilya’daki siyasi gelişmelerin durulması şimdilik Realin pozitif etkilenmesini destekliyor. Ancak, ülkeye yönelik risklerin tamamen sonlanmadığı için risk primi sırasında Brezilya ilk 5’te yer almasa da ilk 10 içerisinde olduğunu söyleyebilirim. Bu ne demek, ilerleyen günlerde Brezilya cephesinde yaşanabilecek en ufak siyasi gelişme ülkenin para birimini anında negatif seyre çevirebilir.

*Temmuz ayının ilk haftasında, gelişenlerin Dolar karşısındaki durumu, Türk Lirasının Dolar karşısında %2’nin üzerinde değer kaybettiği görülüyor. Sonrasında, Rus Rublesi, Arjantin Pezosu ve Güney Afrika Randı olarak sıralamak mümkün.

*Gelişen ülkeler borsaları endeksi olarak adlandırdığımız MXEF endeksinde de çok büyük bir kırılma şimdilik izlenmese bile endeksin yukarı yönde ivmelenme iştahı biraz azalmış. Dolayısıyla, güçlenmekte bir süre daha zorlanması beklenebilir.

CEVAP VER