Merkez Bankası faiz kararı için analistler ne diyor?

1
195

Merkez Bankası (TCMB) kasım ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında sürpriz bir şekilde politika faizini ve faiz koridorunun üst bandını artırdı.

Merkez Bankası PPK, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7.5’ten yüzde 8’e yükseltirken gecelik faiz oranları olan marjinal fonlama oranı yüzde 8.25’ten yüzde 8.5’e yükseltti. Buna ek olarak borçlanma faiz oranı yüzde 7.25 düzeyinde sabit tuttu. Diğer taraftan, bankalar arası para piyasasında gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranını yüzde 0 düzeyinde sabit tutarken, borç verme faiz oranı yüzde 9.75’ten yüzde 10’a çıkardı. Merkez Bankası ayrıca yabancı para zorunlu karşılık oranlarını tüm vade dilimlerinde 50 baz puan indirime giderek piyasaya ilave 1.5 milyar ABD Doları likidite sağlamış oldu.

Merkez Bankası’nın bu hamleleri analistleri de ters köşe yaptı.

Kararı ağırlıklı olarak “sürpriz” olarak değerlendiren analistlerin açıklamaları şu şekilde;

Kutay Gözgör
Destek Yatırım Araştırma Uzmanı

Meksika’dan sonra önlem alan ikinci merkez bankası

Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı dolar/TL kurunda gevşemeye neden olurken, hareketin Avrupa Parlamentosu (AP) kararı nedeniyle sınırlı kaldı. Ancak yine de TCMB tarafından alınan kararlar TL’yi destekler nitelikte. TCMB’nin aldığı önlem paketleri sonrası para politikasında sıkılaştırma sürecine başladığını söyleyebiliriz. Trump’un ABD’nin yeni başkanı olması sonrası diğer gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları da para birimlerinde yaşanan değer kayıplarını engellemek için bir takım önlemlere başvurmuştu. TCMB, Meksika Merkez Bankası’ndan sonra önlem alan ikinci merkez bankası oldu. Özellikle koridorun üst bandında yapılan faiz artışının TL varlıklarını destekleyecek ilave bir önlem olduğunu ifade edebiliriz. Faiz artışının yanı sıra, zorunlu karşılıklarda yapılan düzenlemelerin ek önlemler olarak adlandırabiliriz. Öte yandan TCMB aldığı kararla piyasalar tarafından önemli bir kredibilite kazanmasına neden olabilir.

Eren Can Ümüt
Meksa Yatırım Menkul Değerler Araştırma Müdürü

TCMB’nin PPK kararlarında sürprizler yaşandı

Sembolik bir adım atılacağı beklentisine karşılık TCMB’nin 50 baz puan artırıma gittiğini görüyoruz. TL adına pozitif bir hamle olduğunu söyleyebiliriz. Fakat daha çok dikkat çeken unsur ise TCMB’nin gecelik borç verme faiz oranını %8.25 seviyesinden %8.50 seviyesine yükseltmesiydi. Bu 25 baz puanlık hamle piyasalar tarafından beklenen bir gelişme değildi. Dolayısıyla TL tarafında keskin düşüşü sağlayan en önemli hamle olduğunu düşünüyoruz. TCMB, likidite yönetimi politikasını da elden bırakmadı. Bu bağlamda tüm vadelerde yabancı para zorunlu karşılık oranlarının 50 baz puan düşürüldüğünü görmekteyiz. TCMB’nin bu hamlesi şüphesiz kredibilite noktasında elini rahatlatacaktır. Bağımsızlığa yönelik tartışmaların bir miktar azalma görebiliriz. TCMB adına pozitif bir durum. İkinci olarak da TCMB’nin döviz kurlarının seyrinden ciddi anlamda rahatsız olduğunu görüyoruz. Daha önce gerçekleştirdiği likidite yönetimi ile yapılan müdahaleler pek işe yaramıyordu. Bugünkü karar ile faiz artırımı beklentilerini karşıladı. Fakat bu hamle TL üzerinde ne kadar etkili olacak bu uzun vadede sürekli tartışılacak bir konu.

Serdar Şenol
Alternatifbank Ekonomisti

TL pozitif trend sürebilir

Merkez Bankası, küresel belirsizliklerdeki artış ve yüksek oynaklıklara bağlı olarak yaşanan döviz kuru haraketlerinin enflasyonda yukarı yönlü riskler oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmenin beklentiler ve fiyatlama davranışlarına bağlı olarak olumsuz etkileri sınırlamak amacıyla parasal sıkılaştırmaya geçti. TCMB’nin bu tavrı piyasa beklentilerin ötesinde bir sıkılaştırma olduğu için TL varlıklar üzerinde en azından kısa vadede destekleyici bir faktör olacaktır. TCMB’nin gelecek dönemde kurlarda yeni dalgalanmalar oluşması halinde yeni sıkıalşma tedbirleri alması da imkan dahilinde olabilecek. TCMB ayrıca tüm vadelerde yabancı para zorunlu karşılıkları düşürdü. Böylece piyasaya 1.5 milyar dolar likidite sağlamış olacak. TCMB faiz politikasında sıkılaşma tercihini öne çıkarırken, likidite sağlamak için zorunlu karşılık ve ROM enstrümanlarını kullanmaya devam edecek.

Enver ERKAN
Kapital FX Araştırma Uzmanı

Merkez’den ses getiren faiz aksiyonu

Beklentilerin üzerinde bir faiz artışı olması itibariyle yakın dönemde TL’deki negatif ayrışmanın da önüne geçebilecek bir adım olarak değerlendiriyoruz. TCMB, para politikası aksiyonlarında son derece proaktif davrandı ve bir anlamda güven tazelemiş oldu. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ekonomi yönetiminin itirazlarına rağmen bu hamlenin yapılmış olması çok önemli. En azından Merkez Bankası’ndan para politikası proaktivitesinin gelebileceğini görmüş olduk. Merkez Bankası’nın ilave likidite ayarlamalarıyla beraber, bir yandan da zorunlu karşılık ve ROM enstrümanlarını sıklıkla kullanarak piyasaya destek vermeye devam edeceğini görüyoruz. Parasal sıkılaşma teriminin metnin içine girmiş olması durumu yeterince özetliyor. Politika açıklamasında da ilave aksiyonların gelebileceğine dair sinyaller alınmaktadır. Mevcut politika duruşu devam ettirildiği sürece iç piyasada stabilizasyon sağlamamız zor olacaktı. Özellikle de küresel oynaklığın bu kadar arttığı ve ABD faizlerinin hızla yukarı gittiği bir ortamda. Merkez Bankası’nın ses getirmesi gerektiğini yazmıştık.

Özgecan Özdemir
AHLForex Araştırma Uzmanı

TCMB, oyunda olduğunu gösterdi

Merkez Bankası, bu karar ile hem TL’deki negatif ayrışmayı iyileştirecek bir hamle attı, hem bağımsızlığına ilişkin yorumların bir nebze önüne geçti, hem de sadeleşmeye daha yakın olduğunu gösterdi. TCMB’nin bu hamlesini sadece teknik olarak değerlendirmemek gerekir. TCMB, 2014 yılındakine benzer şekilde yeniden oyunda olduğunu ciddi manada göstermiş oldu. Bakıldığında 50 baz puan politika faizindeki ve 25 baz puan da koridorun üst bandındaki yükseliş TCMB’nin döviz kuru hedeflemese bile enflasyon hedefi doğrultusunda döviz kurundan rahatsızlığını gösterdi. Karar metnindeki “yakın dönemde küresel belirsizliklerdeki artış ve yüksek oynaklıklara bağlı olarak yaşanan döviz kuru hareketleri enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturmaktadır” ifadesi bunun en bariz göstergesi olmakta. Merkez Bankası, son dönemde enflasyondaki aşağı yönlü hareketi daralan talebe bağlarken, kur geçişkenliğinin önüne geçmek için faiz artırımına gitti. TCMB’nin son hamlesi piyasanın büyük oranda beklemediği bir hareket olduğunu belirtmek gerekiyor. Son dönemde Merkez üzerindeki baskının yoğun olduğu fiyatlamasına karşın gelen faiz artırımı TL üzerindeki baskı unsurlarından birini azaltmış olacaktır. Bu adımın aynı zamanda sadeleştirme politikasında da destekleyici adım olduğunu düşünüyoruz.

Ali Dalkılıç
IşıkFX Araştırma Uzmanı

Merkez’den tarihi karar

TCMB piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde bir artırım yaparak negatif ayrışmanın önüne geçmek istedi ve üzerine düşen görevi yaptı. Son dönemde aşırı derecede zayıflama gösteren ve de küresel anlamda tüm para birimlerine karşı değer kazanan Dolara yenik düşen TL’nin MB’nin hamlelerinden destek bulduğunu görüyoruz. TCMB politika faizini 25 baz puan artırması beklenirken, 50 baz puanlık bir artırım yaparak orta bandı 7.50’den 8.00’a çekti. Üst bandı da yukarı çekerek AOFM’nin yönünü otomatik olarak yukarı çekti ve radikal bir karar aldı. Aynı zamanda vermiş olduğu kararda, ekonomik aktivitede dengeliyici bir etkide bulunabilmek adına zorunlu karşılıkları da indirerek, hem bankaların MB nezdinde tutması zorunlu karşılık miktarını azalttı hem de piyasada likitide bolluğu sağlayarak doların ateşini söndürmek adına bir müdahalede bulundu.

Gizmen Nalbantlı
IşıkFX Başanalisti

TCMB, TL’ye sahip çıktığını gösterdi

Merkez Bankası, bir taraftan sıkılaştırma yaparken diğer taraftan da piyasaya likidite sağlayarak bütün enstrümanları kullanarak TL’ye sahip çıktığını gösterdi. TCM, bugün bağımsızlığı gösteren bir duruş sergileyerek hem politika faizinde hem de gecelik faiz oranında artış yaptı. Merkez Bankası kurdaki yükselişin enflasyon ve ekonomi üzerindeki etkilerini sınırlamak için bu kararı aldığı metinden anlaşılıyor. Son dönemde artan volatilite sonrası alınana bu karar kısa vadede TL varlıklara pozitif yansıyabilir. Ancak büyük resme baktığımızda dünyada güçlenen bir dolar olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Fed’in Aralık ayı sonrası önümüzdeki yıl yapacağı faiz artış hızı, doların değer kazanmaya devam etmesi anlamına geliyor. Ayrıca içerideki sorunlar devam ediyor.

Gökhan Özkan
IşıkFX Başanalisti

MB, üzerine düşeni yaptı

TCMB, piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde bir artırım yaparak negatif ayrışmanın önüne geçmek istedi. MB’nin faiz kararı ile birlikte üzerine düşen görevi yaptığını bundan sonraki durumda risklerin ve tansiyonu azaltacak söylemlerin ön planda olması gerektiğini belirtebiliriz. Son dönemde aşırı derecede zayıflama gösteren ve de küresel anlamda tüm para birimlerine karşı değer kazanan dolara yenik düşen TL’nin MB’nin hamlelerinden destek bulduğunu görüyoruz. MB, üst bandı da yukarı çekerek AOFM’nin yönünü otomatik olarak yukarı çekti ve radikal bir karar aldı. Aynı zamanda vermiş olduğu kararda, ekonomik aktivitede dengeleyici bir etkide bulunabilmek adına zorunlu karşılıkları da indirerek, hem bankaların MB nezdinde tutması zorunlu karşılık miktarını azalttı hem de piyasada likitide bolluğu sağlayarak doların ateşini söndürmek adına bir müdahalede bulundu.

Ak Yatırım

Piyasada olumlu algı yaratabilir

Merkez Bankası, bankaların yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 50 baz puan indirdi. Bu değişiklikle sisteme 1.5 milyar dolar kadar ek yabancı para likiditesi sağlanacağı duyuruldu. Hesaplamalarımıza göre uygulama bankaların fonlama maliyetinde 150 milyon TL kadar olumlu etki ile, net kârda 120 milyon TL kadar katkı sağlayabilir. Bu arada Ağustos’tan bu yana yapılan munzam karşılık oran ve ROK düzeltmeleri ile sisteme 4,1 milyar dolar karşılığı yabancı para, ayrıca 2,3 milyar TL karşılığı da TL likiditesi sağlanmış oldu. Bu tutarların yıllık net kâra etkisinin de yaklaşık 470 milyon TL düzeyinde olması beklenebilir. 2016 yılı sektör kâr beklentisinin 37 milyar TL düzeyinde olduğu dikkate alınırsa düzenlemelerin toplam etkisinin kârın yüzde 1’den biraz daha fazla olduğu görülüyor. Ayrıca uygulama piyasada kredi artışının canlanabileceğine dair olumlu bir algı yaratabilir.

İntegral Menkul

Merkez, piyasaların gerisinde kalmadı ve önüne geçti

Merkez’in faiz hamlesi piyasa beklentilerinin üzerinde denilebilir. Özellikle politika faizindeki 50 baz puan artırımın yanında üst bantta da yapılan artırım ile Merkez Bankası piyasanın önüne geçmiş bulunuyor. Bu nedenle dolar kurunda etkili oldu. Karar metninde önceki metinden farklı olarak enflasyonda yukarı yönlü risklere vurgu yapılmış. Enflasyon görünümü bakımından düşünürsek yapılan faiz hareketi uyumlu. Zorunlu karşılıklardaki ayarlama ile döviz likiditesine 1.5 milyar dolar ilave ederken, ihracat kredilerinde vadeyi uzatarak şirketlere rahatlama getirmiştir. Ayrıca vadesinde ödenen krediler için TL ödeme yapma kolaylığı getirmiş ve şirketlere döviz ihtiyacı bakımından rahatlık sağlamıştır. Merkez Bankası gelişmelere karşı hareketsiz kalmamış ve piyasanın önüne geçen bir hamle yapmıştır. Bunlara ek olarak döviz likiditesini ve şirketleri rahatlatmaya yönelik ek adımlarda atmıştır. Kararın TL üzerinde olumlu etkisi olacaktır. Bu etki sınırlı olabilir. Dolar kurundaki geri çekilmenin nerede dengeleneceğini izleyeceğiz. Ancak en azından kurdaki dalgalanmaların şiddetini azaltan bir etki yaratacağı ve daha dengeli seyirler oluşturacağı söylenebilir.

Kaynak; dunya.com

1 YORUM

  1. türkiye merkez bankası bence yıllardır olması gerektiği gibi doğru politikalarla piyasaya yön veriyor, artık asıl aktör olması gerektiğini anladı sanırım

CEVAP VER